Pavlov’un klasik koşullanmasını hatırlarsın; belli bir uyaranla belli bir tepki arasında bağ kurulur. NLP’de de benzer bir süreç işler: dokunma, bir kelime ya da nefes gibi duyusal bir uyaran, önceden seçilmiş bir duygu durumuyla eşleştirilir. Böylece kişi, korku ya da kaygı anında bu “kaynak çapasını” devreye sokarak kendini yeniden güvene, huzura ya da dinginliğe taşıyabilir.
Bu anlatımı daha samimi kılmak için şöyle düşünebilirsin: “Hayat bazen bizi korku ve panikle yakalar. İşte o anlarda, önceden hazırladığımız küçük bir işaret—bir dokunuş, bir kelime ya da derin bir nefes—bize hatırlatıcı olur. Bu işaret, içimizdeki güveni ve huzuru yeniden çağırır. Sanki kendi içimizde sakladığımız bir anahtarı çeviririz ve kapı yeniden açılır.”
