İnsanı bir kalıba dökmek

 İnsanı Bir Kalıba Dökmek


 İnsanları anlamaya çalışmak, belki de en eski ve en karmaşık uğraşımız. Birilerinden söz ederken hemen bir tanıma sığdırma telaşına düşüyoruz: "O çok sinirli biridir", "Şu iyi kalplidir", "Bu biraz ukaladır..." Sanki insan dediğimiz varlık, birkaç sıfatın arka arkaya dizilmesiyle anlatılabilecek kadar basit.

 Geçen gün eski bir okul arkadaşımla karşılaştım. Onu yıllardır görmemiştim. Zihnimde hâlâ lise yıllarındaki haliyle, sessiz, içine kapanık, hep arka sıralarda oturan o çocuk olarak kalmıştı. Karşımdaki adam ise girişimci ruhuyla koca bir şirket kurmuş, insanlara hitap etmekten çekinmeyen, enerjik biriydi. Şaşkınlığımı gizleyemedim. O an anladım ki ben yıllardır bir hayaletle, onun geçmişteki bir fotoğrafıyla konuşuyormuşum meğer.Ne garip değil mi? Bir insanı gördüğümüz ilk anda zihnimizde bir dosya açar, onu etiketler, kategorize ederiz. Sonra o etiket öyle bir yapışır ki, yıllar geçse de silmek kolay olmaz. Oysa insan dediğin, akan bir nehir gibidir. Dün bulunduğu yerden bugün çok uzaklara gitmiştir bile.Bu etiketleme merakımızın altında biraz da dünyayı kontrol edilebilir kılma arzusu yatıyor olabilir. Belirsizlikten korkarız. Karşımızdakinin nasıl davranacağını önceden kestirebilmek isteriz. "O böyledir, şöyle davranır" diyebilmek bize güven verir. Ama insan ruhu dediğin, öyle kestirilebilir bir mekanizma değildir ki...Her birimiz aslında çelişkilerle var oluruz. En cesur bildiğimiz insanın içinde titreyen bir çocuk, en soğuk gördüğümüzün içinde yanardağlar saklıdır. Hayatın içinde savrulur dururuz. Acılar yaşar, sevinçler tadar, düşer kalkar, değişir dönüşürüz. Bugün "asla" dediğimiz şey, yarın "belki" olur; bugün nefret ettiğimiz, yarın canımızdan çok sevdiğimiz olabilir.İnsanları tanımlarken kullandığımız bu keskin çizgiler, aslında onları anlamamızı kolaylaştırmak bir yana, zorlaştırır. Karşımızdakini bir kalıba soktuğumuzda, onun bize sürpriz yapma ihtimalini de ortadan kaldırırız. Oysa belki de en güzel yanıdır insanın, şaşırtabilmesi. En tanıdık bildiğimiz yüzünde bile keşfedilmeyi bekleyen kıvrımlar vardır.Belki de yapmamız gereken, insanları anlamaya çalışırken biraz daha alçakgönüllü olmak. "Onu çözdüm" demek yerine, "Onu anlamaya çalışıyorum" diyebilmek. Her tanımın aslında bir sınırlama olduğunu, her etiketin bir eksiltme olduğunu hatırlamak.En doğrusu, insanları olduğu gibi kabul edebilmek belki de. Değişmeyeceklerini düşünmeden, ama değişebileceklerine de şaşırmadan. Her an yeniden tanımaya hazır bir kalple, karşımızdakine boş bir sayfa gibi açılabilmek.Çünkü unutmayalım ki insan dediğin, en geniş tanımıyla bile sığmayacak kadar engindir. Ve belki de en büyük haksızlık, birini tanıdığını sanıp, onu keşfetmekten vazgeçmektir.

#İnsan doğası# Kişisel gelişim#Önyargı

#Değişim#Farkındalık

#Psikoloji#Felsefe



Sevgi Seçen

✍️ Kişisel gelişim yazıları 🧠 NLP Uygulayıcısı 👇 Seans ve soruların için iletişim formunu doldurun . ✍️ Kişisel gelişim yazıları 🧠 NLP UygulayıcısıPotansiyelini gerçek sonuçlara dönüştürme zamanı. Hemen yaz.”

Yorum Gönder

Daha yeni Daha eski