Agorafobi: Fobiler arasında sık görülen agorafobi, eskiden
yalnız meydanlardan, açık yerlerden korku olarak bilinirdi. Şimdi
agorafobi çok daha geniş bir anlam taşımaktadır. Agorafobi,
toplu bulunulan yerlerde olmaktan, kalabalıklara girmekten
ve psikolojik güvenlik sağlayan çevre ve insanlardan uzakta
olmaktan korkuyu kapsamaktadır. Agorafobiklerin kolayca
“güvenlikli bölgelere” (ev, alışık olunan çevre vb.) çekilmelerinin
mümkün olamadığı durumlardan korkma eğilimleri dikkat
çekicidir. Birçoğu, yalnız olduklarında daha çok korku yaşamakta,
özellikle de kendilerini güven içinde hissettikleri bölgelerin
dışına çıktıklarında, sıklıkla yanlarında birisinin varlığına
gereksinim duymaktadırlar.
Yaşanılan korkunun şiddeti kaçınmalarının derecesini de
belirler. Hastalığın hafif seyrettiği bir durumda, gerektiğinde bu
tür ortamlarda bulunmaya sıkıntı çekerek de olsa katlanabilir
ve görece olağan bir yaşam biçimini sürdürebilirler. Korkunun
şiddeti arttıkça kaçınma davranışı belirginleşir ve kısıtlı bir
yaşam biçimi ortaya çıkar. Hastalığın en ağır durumunda ise,
kişi eve kapanır ve eşlik eden bir kimse olmadıkça evden dışarı
çıkamaz. Korkunun şiddeti ve kaçınma davranışının derecesi
değişebilmekle birlikte, agorafobi günlük işlevleri önemli
ölçüde aksatır.
